Yıllardır e-ticaret sitelerinin yönetici panellerine girme fırsatımız oluyor. Baktığımız hemen her ürün sayfasında aynı manzarayla karşılaşıyoruz: DSC_0451.jpg, IMG_9987.png ya da ürün kodundan ibaret dosya adları. Ekipler fotoğraf çekimine ciddi bütçe ayırıyor, stüdyo kiralıyor, deklanşöre basıyor ama iş Google Görseller optimizasyonuna gelince devreye amatörlük giriyor. Bu yazıyı okuyan işletme sahibi veya e-ticaret yöneticisiyseniz size açık söyleyeyim: ürün fotoğraflarınız şu anda Google'ın görsel arama sonuçlarında rakiplerinizin gerisinde kalıyor olabilir ve siz bunun farkında bile değilsiniz. Oysa doğru kurgulanmış bir görsel SEO stratejisiyle, aynı fotoğraflar her ay sitenize bedavadan ziyaretçi çekmeye başlar. Bedava dedim, reklam bütçesi yok, tıklama başı maliyet yok. Sadece iş bilmek var.
Kobimedya olarak senelerdir kurumsal firmaların dijital pazarlama kurgusunu baştan aşağı denetleyen bir ekip olarak şu acı gerçeği gördük: çoğu işletme fotoğrafları yalnızca "siteye yükleme" olarak görüyor. Oysa her bir kare, arama motorlarında ayrı bir giriş kapısıdır. İnsanlar bir koltuğu, bir ayakkabıyı ya da bir otel odasını Google'da yazıyla değil, doğrudan görsel arayarak buluyor. Görsel sekmesine tıklıyor, karşısına çıkanlara bakıyor, beğendiğini tıklayıp siteye geliyor. Sizin fotoğraflarınız orada görünüyorsa işte o trafik sizin. Görünmüyorsa, müşteri rakip sitede.
Google Görseller sandığınızdan daha büyük bir trafik kaynağı
Birçok firma Google Analytics raporlarına baktığında "organic" yazan sütuna odaklanır. Alt kırılımlara pek inmez. İnince de çoğu zaman şaşırır çünkü Google Görseller kaynaklı oturumlar hiç de azımsanacak gibi değildir. Özellikle mobilya, dekorasyon, moda, otel, restoran, yapı malzemeleri gibi görselliğin satın alma kararını doğrudan etkilediği sektörlerde oranlar daha da yükselir. Kullanıcı sadece ürün adını yazmaz; "l köşe koltuk salon dekorasyonu" diye aratır, çıkan fotoğraflara tıklar, beğendiği modelin hangi sitede olduğuna bakar. Siz o aramada görünmüyorsanız, o kullanıcı sizin sitenize hiç uğramaz. Bu da yetmezmiş gibi bir de Google'ın ürün arama sonuçlarında son dönemde görsel içeriklere verdiği ağırlığı düşünün. Artık yalnızca metinle değil, fotoğrafla da rekabet ediyorsunuz.
Dosya adı ve alt metni: bot fotoğrafı nasıl okur?
İşin en temel ama en çok ihmal edilen noktası burasıdır. Google arama botu gelir, sunucunuzdaki bir fotoğraf dosyasına bakar ama bu fotoğrafı sizin gördüğünüz gibi görmez. Bot için o dosya bir dizi pikselden ibarettir. İçinde ne olduğunu anlamak için çevresindeki ipuçlarına ihtiyaç duyar. İşte dosya adı ve alt etiketi, botun eline tutuşturduğunuz en güçlü açıklama notudur. DSC_0451.jpg ile "ahsap-yuvarlak-yemek-masasi.jpg" arasında anlamlandırma farkı dağlar kadardır. Alt etiketi dediğimiz şey ise HTML içinde yer alan "alt" özelliğidir. Buraya "resim34" ya da ürün markası gibi anlamsız şeyler yazıldığını çok gördük. Halbuki ürün fotoğrafını tanımlayan, ürün adından ve kategorisinden oluşan, okunaklı bir cümle olmalıdır. Abartılı anahtar kelime doldurmak da ters teper; bir bot bunu sünger gibi sömürülmüş içerik olarak işaretler. Sade, açıklayıcı, insan gibi yazılmış bir cümle en doğrusudur.
Burada sık yapılan bir hatayı da söylemeden geçmeyelim: her görsele aynı alt etiketi kopyala yapıştır yapmak. Bot bunu gördüğünde içeriklerin özgün olmadığını düşünür, sayfanın tamamına olan güveni sarsılır. Her ürün fotoğrafına, o ürüne özel ve sayfadaki metinle uyumlu alt etiket yazmak gerekir. Kobimedya olarak müşterilerimizin sitelerini denetlerken özellikle bu noktaya eğiliyoruz çünkü bu tek başına bile sıralamayı birkaç basamak yukarı taşıyabilecek kadar etkilidir.
Görsel formatı ve boyutu: yavaş yüklenen fotoğraf SEO'yu öldürür
Şimdi işin teknik tarafına girelim ama korkmayın, yazılım diliyle değil, sonuçlarıyla konuşuyorum. Bir ürün sayfasına 4-5 megabaytlık PNG dosyası gömenleri sık sık görüyoruz. Sonra da "sitem yavaş, sıralamam düşüyor" diye şikayet ediliyor. Sayfa hızı Google için doğrudan bir sıralama sinyalidir, bunu bilmeyen kalmadı. Ama iş görsellere gelince nedense bu sinyal unutuluyor. WebP formatı günümüzün standartı haline gelmiş durumda. JPEG'e kıyasla bariz ölçüde daha küçük dosya boyutu sunar ve görsel kaliteyi de korur. Üstelik modern tarayıcıların neredeyse tamamı WebP'yi destekliyor. Sunucunuzda WebP dönüşümü yapacak küçük bir eklenti ya da ayar değişikliğiyle tüm siteniz hafifler.
Bununla bağlantılı bir diğer konu da tembel yükleme (lazy loading). Kullanıcı sayfayı açtığında ekranda görünmeyen, aşağıda kalan fotoğrafların yüklenmesini geciktirmek, sayfanın ilk açılış hızını dramatik ölçüde artırır. Google bu pratiği sever; hem bot hem kullanıcı deneyimi açısından olumlu karşılar. Ek olarak sayfa hızını şişiren bir başka detay da boyutlandırmadır. 2000 piksellik bir fotoğrafı HTML içinde 200 piksel ebatında gösterirseniz, tarayıcı boş yere büyük dosyayı indirir, sonra da küçültür. Bunun yerine responsive (duyarlı) görseller kullanarak ihtiyaca göre farklı çözünürlükler sunmak gerekir. Bunların hepsi, doğrudan sıralamayı etkileyen teknik detaylardır ve ne yazık ki çoğu ajans "SEO yapıyoruz" deyip yalnızca başlık etiketiyle ilgilenirken bunları es geçer.
Görsel site haritası ve yapılandırılmış veri: Google'a fotoğrafı tanıtmanın resmi yolu
Düşünün ki bir kütüphaneye binlerce kitap bağışlıyorsunuz. Ama bir liste vermiyorsunuz. Kütüphaneci kitapları raflara nasıl yerleştireceğini bilemez, bazıları depoda kalır. Google da böyledir. Sitenizdeki görselleri keşfetmesi için ona bir rehber sunmanız gerekir. İşte görsel site haritası tam olarak budur. XML tabanlı bu haritada her bir fotoğrafın URL'si, konusu, lisans bilgisi gibi detaylar yer alır. Google Search Console üzerinden bu haritayı ilettiğinizde, bot fotoğraflarınızı daha hızlı ve eksiksiz tarar.
Ama mesele yalnızca taranmak değil; zengin sonuçlarda öne çıkmaktır. Mesela bir ürün sayfasında Schema.org işaretlemeleriyle yapılandırılmış veri kullanırsanız, Google sadece metin başlığını değil, ürün fotoğrafını da arama sonucunda gösterir. Yemek tarifi sitelerini düşünün; arama sonuçlarında doğrudan yemeğin fotoğrafıyla çıkarlar. Ya da otel sitelerini; oda fotoğrafı sonuçta yer alır. İşte bu görsellerin altında yatan şey yapılandırılmış veridir. Bunu yapmayan siteyle yapan site arasında tıklama oranları açısından ciddi fark oluşur. Üstelik bu işaretlemeleri eklemek öyle fahiş maliyetler gerektirmez; çoğu içerik yönetim sistemi eklentiyle halledilebilir. Burada önemli olan doğru şemayı doğru sayfada kullanmaktır. Ürün sayfasında "Product", tarif sayfasında "Recipe", hizmet sayfasında "Service". Şemayı yanlış eşleştirirseniz botun kafasını karıştırırsınız ve hiçbir işe yaramaz.
Kobimedya Vizyonu
Sektörde 20. Yılımız
Stok fotoğraf yerine özgün çekimin görsel SEO ve marka güveni üzerindeki avantajı
Bu kısım çok önemli. Özellikle e-ticaretin bir dönem patlama yaşadığı, herkesin aceleyle site açtığı zamanlardan kalma bir alışkanlık var: tedarikçiden gelen stok fotoğrafları kullanmak. Aynı fotoğrafı Google Görseller'de arattığınızda karşınıza onlarca site çıkar. Google, aynı görselin birden fazla sitede yer aldığını gördüğünde, hangisinin orijinal olduğunu kestiremez. Genelde en yetkili, en eski ya da en optimize siteyi öne çıkarır. Siz yeni ve küçük bir işletmeyseniz, o stok fotoğraftan size trafik gelme ihtimali sıfıra yakındır. İkinci boyut ise güven. Müşteri aynı kanepeyi beş farklı sitede görünce, bunlardan birini seçmek için fiyata bakar. Karşısında marka sadakati oluşmaz. Oysa kendi çektiğiniz, ışıklandırmasıyla, arka planıyla, dekoruyla özgün bir fotoğraf hem Google hem kullanıcı için sinyali yükseltir. Google "bu yeni ve özgün içerik" der, kullanıcı "bu işletme gerçek, ürünü kendi ortamında göstermiş" der. Bunun getirisi uzun vadede markalaşmadır. Kısa vadede ise Google Görseller sıralamasında sıyrılmaktır.
Bir ara otel sektörüne danışmanlık verdiğimiz dönemde karşılaştığımız bir örneği paylaşayım. Müşteri otelin butik bir lobisi var, fotoğraflar gayet iyi ama hepsi Booking.com gibi platformlardan alınma, yani stok sayılabilecek türden. Kendi fotoğrafçılarıyla çekim yaptırmalarını, lobideki bibloları, duvardaki yerel sanatçının tablosunu, şöminenin başındaki koltukları detaylı kadrajlamalarını tavsiye ettik. Bu özgün görselleri siteye yükledikten ve yukarıda anlattığımız alt etiket, WebP, site haritası gibi adımları uyguladıktan sonra Google Görseller üzerinden gelen organik trafikte fark edilir bir hareketlenme gözledik. Üstelik kullanıcılar "şu şömineli oda" diye fotoğraftaki detaya göre arama yapıp siteye geliyorlardı. Stok fotoğrafta bu mümkün değildi çünkü o detaylar ya yoktu ya da aynısı rakip sitede de vardı.
İşletmeye özgü pratik görsel SEO kontrol listesi
Teoriyi konuştuk. Şimdi yazıyı okuyan işletme sahibinin veya ekip liderinin hemen masa başında uygulayabileceği, ajansça paket servisi yapacak kadar net bir kontrol listesi bırakalım. Bu listeyi tek tek geçmek bile mevcut durumu iyileştirecektir:
- Dosya adlarınızı gözden geçirin. Sunucuda bulunan tüm ürün fotoğraflarının dosya adlarını kontrol edin. İçinde "DSC", "IMG", tarih veya anlamsız rakam dizisi olan her şeyi değiştirin. Kısa, anlamlı, ürünü ve rengini belirten adlar kullanın.
- Alt etiketleri tek tek doldurun. Bunu toplu araçlarla yapmayın. Her ürünün amacına uygun açıklama yazın. Cümle olsun ama anahtar kelime doldurmayın. Kullanıcı fotoğrafı göremese ne anlamalı diye düşünerek yazın.
- WebP dönüşümünü aktif edin. Sunucunuzda ya da eklenti üzerinde WebP desteği varsa hemen açın. Yoksa geliştiricinizle konuşun. JPEG'leri WebP'ye çevirmek çoğu zaman toplu işlem gerektirir, korkmayın tekniği var. Bunu yaptığınızda site hızınızda gözle görülür bir iyileşme olacak.
- Tembel yükleme özelliğini kontrol edin. Özellikle kategori sayfalarında onlarca ürün listeleniyorsa lazy loading mutlaka kullanın. Çoğu modern altyapı bunu destekler.
- Duyarlı görsel servisini unutmayın. Mobil, tablet ve masaüstü için farklı çözünürlükler sunmak sayfa hızını doğrudan etkiler. CDN kullanıyorsanız görsel optimizasyon servislerinden faydalanın.
- Görsel site haritası oluşturun ve Search Console'a gönderin. Siteniz büyükse, yeni görseller ekledikçe sistematik şekilde güncelleyin.
- Yapılandırılmış veri işaretlemelerini ekleyin. Özellikle ürün sayfalarına Product şeması ekleyin. Geliştiriciniz sadece birkaç saate bunu tüm siteye yayabilir. Yemek tarifi, haber, etkinlik gibi başka sayfa türleriniz varsa onların şemalarını da unutmayın.
- Mümkün olan her yerde özgün görsel kullanın. Stok görseli yalnızca zorunlu hallerde, o zaman da ürününüzün genelini değil, tamamlayıcı unsurları göstermek için kullanın. Ana ürün fotoğraflarınız mutlaka size özel olsun.
- Görsellerinizi düzenli aralıklarla taratın. Başka sitelerin sizin fotoğraflarınızı izinsiz kullanıp kullanmadığını Google Görseller üzerinden tersine arama ile kontrol edin. Kullananlar varsa, Google'a telif bildirimi yapma hakkınız olduğunu bilin.
Bu maddeler kulağa temel geliyor olabilir. Ama biz Kobimedya olarak yüzlerce kurumsal siteyi denetledik ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki deneyimimizde bu adımların yarısı bile düzgün uygulandığında görsel trafiğinde fark yaratabiliyor. Sorun şu: bu işler görünürlüğü düşük detaylardır ve ajanslar da işletmeler de hep daha büyük, daha pahalı aksiyonlara odaklanır. Oysa dijital pazarlamada esas başarı, bu küçük görünen ama topluca büyük sonuçlar doğuran optimizasyonlarda saklıdır.
Görsel SEO'yu bir defalık yapılacak bir şey olarak görmeyin. Yeni ürün ekledikçe, sezon değiştikçe, yeni çekimler yaptırdıkça aynı disiplinle devam etmeniz gerekir. Google'ın algoritmaları her gün değişiyor, ama değişmeyen tek şey var: özgün ve iyi etiketlenmiş görseller her zaman değer görür. Büyük ihtimalle sitenizin fotoğraf kütüphanesinde harcadığınız paranın karşılığını tam alamıyorsunuz. O harcamayı zaten yaptınız; şimdi sıra o yatırımın semeresini toplamakta. Görsel SEO işte bu noktada devreye giren, düşündüğünüzden çok daha büyük bir kaldıraçtır. E-ticaret siteniz ya da kurumsal web sayfanız varsa, bu yazıda anlattıklarımızı not alıp ekibinizle paylaşın. Eğer işi bilen bir ekip yoksa, dijitale yön veren bir ajans bu yükü sizin için sırtlanır.
Görsel SEO çalışmasının maliyeti tek bir etikete bağlı değildir; sitedeki görsel sayısı, mevcut altyapının WebP ve duyarlı görsel desteği, ürün kataloğunun büyüklüğü ve yapılandırılmış veri ihtiyacı gibi etkenler işin kapsamını belirler. Önemli olan harcanan rakam değil, var olan fotoğraf yatırımınızdan elde edeceğiniz ek görünürlüğün ve organik trafiğin değeridir. Kobimedya olarak uzun yıllardır kurumsal firmaların dijital dönüşümüne omuz veriyoruz ve her projeye ihtiyaca özel bir teklifle yaklaşıyoruz. Görsel SEO'yu da bir moda akımı olarak değil, bütüncül bir Google optimizasyonu stratejisinin ayrılmaz parçası sayıyoruz. Ürün fotoğraflarınızın neden Google Görseller'de çıkmadığını merak etmek yerine, bunu çözmeye ne dersiniz?
Web Sitesi: kobimedya.com