Geçen hafta bir işletme sahibiyle toplantıdayız. Kendisi yeni bir web sitesi yaptırmış, heyecanla 'siteyi canlıya aldık, bir bakar mısınız' dedi. Açtık siteyi, inceliyoruz. Derken fark ettim ki aynı tasarımı, aynı renk paletini, aynı slider geçiş efektini, hatta aynı 'Hakkımızda' sayfası düzenini geçtiğimiz ay başka bir firmada daha görmüşüm. Farklı sektör, farklı şehir, farklı logo... ama site aynı. Bunu söyleyince işletme sahibinin yüzü düştü. Meğer 'yeğen' yapmış siteyi. Hazır bir WordPress teması almış, logoyu yerleştirmiş, renklerden bir ikisini değiştirip 'tamamdır abi' demiş. Sonuç: internette gezinen binlerce ikiz siteden bir tanesi daha doğmuş oldu. İşin acı tarafı, işletme sahibi bunu fark ettiğinde çoktan vakit ve heves kaybetmişti. Kobimedya olarak yıllardır tam da bu noktada devreye giriyoruz ve bugün size hazır şablon mu özel tasarım mı sorusunun cevabını, sahadan gerçek örneklerle ve acı tecrübelerle harmanlayarak anlatacağız.
Bu soruyu soran işletme sahipleri genelde ikiye ayrılıyor. Birinci grup, 'daha ucuza gelsin, nasıl olsa site site midir' diyenler. İkinci grup ise ne istediğini bilen ama aradaki farkı tam olarak kestiremeyenler. Her iki gruba da söyleyeceklerimiz var. Ama önce şu cümleyi aradan çıkaralım: Hazır şablon kullanmak her zaman kötü değildir. Yanlış yerde, yanlış beklentiyle kullanıldığında faciadır. Doğru yerde, doğru zamanda kullanıldığında ise iş görebilir. Mesele, işletmenin hangi tarafta durduğunu bilmesidir.
İnternette gezen binlerce ikiz site: sizinki hangisi?
Bugün internette dolaşan kurumsal web sitelerinin büyük bir bölümü, popüler pazar yerlerinde satılan hazır temalar üzerine kurulu. Bu temaların indirilme sayılarına baktığınızda, on binlerce hatta yüz binlerce kez satın alındıklarını görürsünüz. Yani sizin sitenizle aynı temayı kullanan en az birkaç bin site daha var demektir. Peki bu neden sorun olsun? Müşteri gözünde, bir markanın internet sitesi onun dijital vitrinidir. Vitrininizin, başka bir dükkânla birebir aynı olması, markanızın özgünlüğünü ve güvenilirliğini zedeler. Hele ki rakip bir firma aynı temayı kullanıyorsa, ikinizin sitesi yan yana konduğunda ortaya çıkan görüntü profesyonellikten uzak, aceleye getirilmiş bir izlenim yaratır. Müşteri bunu bilinçli olarak fark etmese bile, 'bu siteyi bir yerden tanıyorum' hissi, güvensizliğin ilk tohumudur.
Daha vahimi şu: Hazır temaların büyük kısmı, mümkün olduğunca çok sektöre hitap edebilmek için her şeyi içine tıkıştıran bir yapıya sahiptir. Ajans, restoran, inşaat, e-ticaret, blog, portfolyo... hepsine uygun olduğu iddia edilir. Ama gerçekte hiçbirine tam olarak uymaz. Her şeyi yapmaya çalışan bir alet, hiçbir şeyi tam yapamaz. Sonuç olarak elinizde, ihtiyacınız olmayan onlarca özellikle şişmiş, yavaş çalışan, SEO açısından zayıf bir site kalır. Kobimedya olarak yaptığımız site denetimlerinde, hazır tema kullanan firmaların sitelerinde ortalama sayfa yüklenme süresinin ciddi şekilde yukarıda olduğunu, bunun da hem kullanıcı deneyimini hem de arama motoru sıralamalarını olumsuz etkilediğini net bir şekilde gözlemliyoruz.
Hazır şablon gerçekten ne zaman mantıklı?
Adil olalım. Hazır şablonun tamamen gereksiz olduğunu söylemek doğru olmaz. İşletmeniz yeni kurulmuşsa, bütçeniz gerçekten kısıtlıysa ve önümüzdeki altı ay içinde sitenizi profesyonel bir yapıya taşıyacağınızı biliyorsanız, hazır şablon geçici bir çözüm olarak düşünülebilir. Aynı şekilde, işletmenizin web sitesinden beklentisi sadece 'bir adresimiz olsun, Google'da çıkalım' seviyesindeyse ve site üzerinden doğrudan gelir beklemiyorsanız, hazır bir tema iş görebilir. Ancak burada kritik bir uyarı var: Bu geçici çözüm, çoğu zaman kalıcı hale gelir. Altı ay sonra siteyi yenileyeceğini söyleyen işletme sahiplerinin büyük bölümü, o siteyle yıllarca idare eder. Çünkü site bir kez kurulduktan sonra 'idare ediyor' algısı yerleşir. Oysa 'idare ediyor' olması, işinizi büyütmediği, size yeni müşteri getirmediği, markanızı yukarı taşımadığı gerçeğini değiştirmez.
Bir diğer mantıklı senaryo ise, işletmenin hazır şablonu alıp üzerinde ciddi bir özelleştirme yapmasıdır. Ama bu özelleştirme işlemi, çoğu zaman hazır şablonun fiyat avantajını ortadan kaldıracak kadar maliyetli olur. Hazır bir temayı alıp baştan aşağı değiştirmek, temanın kod yapısıyla boğuşmak, güncellemelerde patlamaması için ek önlemler almak derken, harcanan saat ve emek çoğu zaman sıfırdan özel bir tasarım yaptırmanın maliyetine yaklaşır. Üstelik ortaya çıkan sonuç, sıfırdan yapılmış bir tasarım kadar temiz ve performanslı olmaz. Yani ucuz etin yahnisi hesabı: Başta az ödersiniz, sonra katlanarak devam eder.
Özel tasarımın görünmez getirisi: hız, SEO, dönüşüm
Gelelim işin asıl can alıcı kısmına. Hazır şablon mu özel tasarım mı sorusunun cevabı, aslında yüzeyde görünenden çok daha derin bir konu. Çoğu işletme sahibi, web sitesini sadece 'görsel' bir varlık olarak düşünüyor. Oysa bir web sitesi, başlı başına bir satış ve pazarlama makinesidir. Özel tasarımın getirisi, tam da bu makinenin verimliliğinde saklıdır. İlk olarak hız. Sıfırdan, ihtiyacınıza özel yazılmış bir kod yapısı, hazır temaların içine gömülü onlarca gereksiz fonksiyondan arınmıştır. Bu da sayfalarınızın daha hızlı yüklenmesi demektir. Hızlı yüklenen bir site, hem ziyaretçiyi kaçırmaz hem de Google'ın gözünde değer kazanır. İkincisi SEO. Özel tasarım bir site, SEO uzmanının ihtiyaç duyduğu her türlü teknik detayı barındıracak şekilde inşa edilebilir. Başlık hiyerarşisinden şema işaretlemelerine, mobil uyumluluktan sayfa içi optimizasyona kadar her şey, sizin kontrolünüzde ve ihtiyacınıza göre şekillenir. Hazır temalarda ise bu kontroller sınırlıdır; çoğu zaman SEO eklentilerine bel bağlarsınız ki onlar da ancak bir yere kadar taşır.
Üçüncü ve en önemli getiri ise dönüşüm oranıdır. Özel tasarım bir site, müşteri yolculuğu baştan sona düşünülerek kurgulanır. Kullanıcı siteye girdiğinde nereye bakmalı, hangi butona tıklamalı, hangi sırayla bilgi almalı, formu nerede doldurmalı... Tüm bunlar, sizin işletmenizin satış sürecine göre optimize edilir. Hazır bir tema ise genel geçer bir kullanıcı deneyimi sunar. Sizin müşterinizin davranışını, beklentisini, alışkanlığını bilmez. Sonuç: Siteye giren ziyaretçinin müşteriye dönüşme oranı, özel tasarımda belirgin şekilde daha yüksektir. Bu fark, aylık ve yıllık bazda ciddi bir gelir kaybı veya kazancı anlamına gelir. Sitelerini özel tasarıma geçiren müşterilerimizden sıklıkla duyduğumuz geri bildirim, iletişim formu üzerinden gelen taleplerin ve doğrudan aramaların gözle görülür biçimde arttığı yönündedir.
'Yeğen halleder' ile başlayan projelerin sonu
Bu başlığı okuyunca içinizden 'bizim yeğen gerçekten iyi yapar' diyenler olacaktır. Saygı duyarız. Ama yıllardır şahit olduğumuz bir gerçek var: Akraba veya eş dost üzerinden yürütülen web projeleri, istisnasız biçimde ya yarım kalıyor ya da işletme sahibini hayal kırıklığına uğratıyor. Sebebi basit: Yeğeniniz ne kadar yetenekli olursa olsun, web tasarımı ve dijital pazarlama başlı başına bir disiplindir. Görsel tasarım yeteneği, işin sadece kabuğudur. Altında kullanıcı deneyimi, dönüşüm optimizasyonu, SEO, güvenlik, performans, sunucu yönetimi, yasal uyumluluk ve daha onlarca katman vardır. Hazır bir tema alıp logoyu yerleştirip 'site hazır' demek, bir arabanın sadece dışını boyayıp motorunu kontrol etmemeye benzer. İlk bakışta güzel durur, yola çıkınca anlarsınız.
Kobimedya Vizyonu
Sektörde 20. Yılımız
'Yeğen halleder' zihniyetinin en büyük faturası ise zamandır. Siteyi yaptırmak için beklenir, revizyonlar haftalar sürer, bir şey bozulduğunda yeğenin müsait olması gerekir, güncelleme gelince site çöker ve yine yeğen aranır. Bu süreçte işletme sahibi, asıl işine odaklanması gerekirken sitenin teknik sorunlarıyla uğraşır. Üstelik yeğenin bir gün iş bulup gitmesi veya başka bir projeye dalması durumunda, ortada kalan siteyle baş başa kalırsınız. Profesyonel bir ajansla çalışmanın avantajı tam da burada ortaya çıkar: İş sözleşmeyle yürür, teslim tarihleri bellidir, destek süreklidir ve işletme sahibi sitenin teknik yükünü taşımak zorunda kalmaz. Kobimedya olarak satış sonrası desteğimizin gücü, tam da bu tür mağduriyetleri yaşamış işletmeler tarafından en çok takdir edilen yönümüzdür.
Toplam sahip olma maliyeti: üç yıllık gerçek tablo
İşletme sahiplerinin en çok yanıldığı nokta, maliyeti sadece ilk yapım ücreti olarak görmeleridir. Oysa bir web sitesinin toplam sahip olma maliyeti, üç yıllık bir pencereden bakıldığında çok farklı bir hikâye anlatır. Hazır şablonla başlarsınız. Temayı satın alırsınız, hosting alırsınız, domain alırsınız. Siteyi kuran kişiye bir ücret ödersiniz. İlk bakışta cebinizden çıkan para düşük görünür. Ama altı ay sonra tema güncellemesi gelir, site bozulur. Düzeltmek için tekrar ödeme yaparsınız. SEO eklentisi lisansı yenilenir, güvenlik açığı kapatılır, yedekleme çözümü eklenir. Bir yılın sonunda siteniz yavaşlamaya başlar; meğer hostinginiz yetersizmiş, daha iyi bir pakete geçersiniz. İkinci yıl, mobilde düzgün görünmeyen sayfalar için düzeltme yapılır. Üçüncü yıl, artık tema güncellenemez hale gelir, çünkü üzerinde o kadar çok yama vardır ki güncellemek her şeyi bozacaktır. Sonuçta siteyi baştan yapmaya karar verirsiniz. Bu üç yılın sonunda harcadığınız toplam para, en baştan özel tasarım bir site yaptırsaydınız ödeyeceğiniz tutarı çoktan aşmıştır.
Üstelik bu hesaba fırsat maliyetini dahil etmedik bile. Yavaş bir site yüzünden kaçırdığınız müşteriler, kötü bir kullanıcı deneyimi nedeniyle size gelmekten vazgeçen potansiyel alıcılar, SEO eksikliği yüzünden rakiplerinize kaptırdığınız aramalar... Bunların hiçbiri faturaya yazılmaz, ama işletmenin büyüme hızına yazılır. Özel tasarım bir site, ilk yatırım maliyeti olarak daha yüksek görünse de, üç yıllık toplam sahip olma maliyetinde genellikle daha avantajlıdır. Çünkü doğru yapıldığında, üç yıl boyunca ciddi bir ek maliyet çıkarmaz. Güncellemeler sorunsuz yapılır, performans istikrarlıdır, dönüşüm oranı yüksektir. Yani site, kendi maliyetini çıkarır ve üstüne kâr ettirir.
Hangi işletme hangisini seçmeli? Net tavsiye
Bu noktada, işletme tipine göre net bir ayrım yapmak mümkün. Eğer işletmeniz kurumsal kimliğe sahip, pazarda rekabet eden, web sitesi üzerinden müşteri kazanmayı hedefleyen bir yapıdaysa, özel tasarım tartışmasız doğru seçimdir. Restoran işletiyor olabilirsiniz, bir butik otel, bir hukuk bürosu, bir mimarlık ofisi veya bir üretim firması... Müşterinizin sizi internetten araştırdığını, sitenize girip karar verdiğini biliyorsanız, o sitenin sizi en iyi şekilde temsil etmesi gerekir. Hazır bir tema, bu temsiliyeti sağlayamaz. Markanızın rengini, ruhunu, farkını yansıtamaz. Özel tasarım ise markanızın dijitaldeki tecessümüdür; sizi siz yapan her şeyi, ziyaretçiye daha siteye girdiği anda hissettirir.
Öte yandan, eğer bir hobi projesi, kişisel bir blog veya çok kısıtlı bütçeyle başlayan ve gelir beklentisi henüz netleşmemiş bir girişim söz konusuysa, hazır şablonla başlamak makul olabilir. Ama bu durumda bile, seçtiğiniz temanın hafif, temiz kodlu, güncel ve güvenilir bir geliştiriciden gelmesine dikkat edin. Piyasada gerçekten kaliteli, sade ve performanslı hazır temalar da var. Ancak unutmayın ki bu, geçici bir çözümdür. İşletmeniz büyüdükçe, sitenizin de büyümesi ve profesyonelleşmesi gerekecektir. O gün geldiğinde, yıllardır Kobimedya olarak kurumsal firmalara sunduğumuz özel web tasarım hizmetlerimizle, işletmenizi bir üst lige taşıyacak dijital altyapıyı kurmak için yanınızdayız. Her işletmenin ihtiyacı farklıdır; bu yüzden fiyatlarımız da işletmenin büyüklüğüne, hedeflerine ve ihtiyaç duyduğu hizmetin kapsamına göre özel olarak belirlenir. Önemli olan, sitenizin size para kazandıran bir yatırım aracına dönüşmesidir, masraf kalemi olarak kalmamasıdır.
Son söz olarak şunu söyleyelim: Dijital dünyada vitrininiz, itibarınızdır. O vitrine harcadığınız her kuruş, aslında markanıza yaptığınız bir yatırımdır. Nasıl ki dükkânınızın tabelasını, iç dekorasyonunu, müşteri karşılama şeklinizi önemsiyorsanız, web sitenizi de aynı ciddiyetle ele almalısınız. Hazır şablon, vitrininize asılmış jenerik bir tabeladır. Özel tasarım ise sizin adınızı taşıyan, size özel üretilmiş, markanızın ruhunu yansıtan bir eserdir. Seçim sizin. Ama unutmayın: Ucuz olan, gerçekten ucuz olsaydı, kimse pahalı olanı tercih etmezdi. Piyasa her zaman en doğruyu söyler.
Web Sitesi: kobimedya.com