Geçtiğimiz hafta bizim çaylak arkadaşlardan biri heyecanla yanıma geldi. Elinde telefon, “Bakın, şu işletmenin adını görüyor musunuz?” dedi. Ekranda “En İyi İstanbul Acil Çilingir Anahtarcı Merkezi” yazıyordu. Baktık, işletme gerçekten üst sıralarda. Çocuk heyecanla “Demek ki işe yarıyormuş” diyecek oldu, ama biz yıllardır bu işin içinde olanlar olarak sadece güldük. Çünkü o işletmenin bir hafta sonra profili uçtuğunda, sahibi harcadığı onca yoruma ve emeğe yanacaktı. Kobimedya olarak tam yirmi yıldır bu tarz “kestirme çözümlerin” sonunu izliyoruz. O gün kısa vadede parlayan, yarın Google’ın dev silgisine takılıp tamamen kayboluyor.
Google işletme profili işletme adına anahtar kelime ekleme cezası neden var
Google, işletme profillerini dijital bir rehber olarak görür. Amacı, kullanıcıya gerçek dünyadaki işletmeyi olduğu gibi yansıtmaktır. "En iyi", "en ucuz", “İstanbul Avrupa Yakası” gibi sıfatlar ve konum ekleri, işletmenin tabelasında yazan isim değildir; düpedüz reklam metnidir. Google bunu sıralama algoritmasını manipüle etme girişimi olarak değerlendiriyor. Gerekçesi basit: Bir işletmenin adı "Ahmet Usta Tesisat" ise, tabelada da, faturasında da, kepenk üstünde de bu yazar. İşletme adına eklenen her fazladan kelime, arama motoruna ve kullanıcıya karşı bir oldubittiye getirme çabasıdır. Google da bunu cezalandırmakta tereddüt etmez; önce sıralama düşüşü, ardından profil askıya alma ve nihayetinde kalıcı askıya alma cezası gelir. Üstelik bu cezayı kaldırmak, gerçek adınızla sıfırdan başlamaktan çok daha zordur.
İşletme adına anahtar kelime ekleme hilesi neden geri teper
Bu hilenin en büyük tuzaklarından biri, “şimdilik işe yarıyor” yanılgısıdır. Gerçekten de geçici bir süre için işletme, aramalarda üst sıralara tırmanabilir. Bunu gören işletme sahibi, güzel bir taktik bulduğunu sanır. Oysa bu sıralama, Google'ın spam filtreleri henüz işlemediği için oluşan geçici bir gölge oyunundan ibarettir. Şikayet sistemi devreye girdiğinde ya da otomatik denetimler bu anomaliyi yakaladığında, işletme sessiz sedasız şekilde arama sonuçlarından düşer. İşin daha vahimi, bu düşüşten çoğu zaman işletme sahibinin haberi bile olmaz. Eskiden arayan müşteriler azalır, telefon susar, “piyasa durgun” diye düşünülür. Yıllardır gördüğümüz en acı tablolardan biri de şudur: İşletme, uydurma isme onlarca olumlu yorum biriktirmiştir. Profil kapatıldığında, o yorumlar da gider. Hiçbir şey olmamış gibi sıfırdan, gerçek adla başlamak zorunda kalırsınız.
Google'ın isim politikası ve gerçek tabela kuralı
Google’ın yönergeleri aslında son derece nettir: İşletme adınız, gerçek dünyada müşterilerinizin gördüğü adla birebir aynı olmalıdır. Dijital pazarlamada buna biz “tabela kuralı” diyoruz. Dükkanınızın camında, aracınızın kaportasında, ofis kapınızda ne yazıyorsa Google profiline de onu yazacaksınız. Fazladan tek bir sıfat, bir semt ismi, hatta sadece "İstanbul" ifadesi bile politikaya aykırıdır. İşletme adı alanı, arama motoruna sinyal gönderme yeri değildir. Bu alan, işletmenin kimlik kartıdır. Kobimedya olarak kurumsal firmalara danışmanlık verirken en sık karşılaştığımız direnç noktası tam burasıdır. “Ama rakibim yazıyor, o halde ben de yazayım” cümlesini o kadar çok duyduk ki... Bu, trafikte bir başkası kırmızı ışıkta geçti diye sizin de geçmenize benzer. Sonuç değişmez; ceza bir gün mutlaka gelir.
Anahtar kelimeyi isim yerine nereye yazmalı
İşletme sahiplerinin bu hataya düşme sebebi aslında masumane bir istektir: Aramalarda üste çıkma arzusu. Peki anahtar kelimeleri nerelerde kullanacağız? Google, işletme adı dışında size çok daha güçlü ve tamamen yasal alanlar sunar. İşletme açıklaması bölümü, profilinizin en değerli gayrimenkulüdür. Burada sunduğunuz hizmetleri, konumunuzu ve uzmanlık alanlarınızı doğal bir dille anlatabilirsiniz. Hizmetler menüsü, her bir hizmet kaleminizi tek tek girmenize imkan tanır. Gönderiler kısmı, tıpkı bir sosyal medya akışı gibi düzenli olarak anahtar kelime içeren içerikler yayınlayabileceğiniz bir kanaldır. Soru-cevap bölümünü ise çoğu işletme tamamen boş bırakır, oysa müşterilerinizin sık sorduğu sorulara vereceğiniz cevapların içine son derece doğal biçimde anahtar kelimeleri yerleştirebilirsiniz. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, kategori seçiminiz başlı başına bir sıralama sinyalidir ve doğru seçildiğinde isme eklenmiş sahte kelimelerden çok daha fazla iş yapar.
Rakibin sahte adını şikayet etme yolu
Sektörün acı gerçeklerinden biri de şudur: Bazı işletmeler bu kuralı hiçe sayarak haksız avantaj elde eder ve sizin önünüze geçer. Bu durumda oturup beklemek ya da sinirlenmek yerine, Google’a bunu bildirebilirsiniz. İşleyiş şöyledir: Rakibin işletme profilini Google Haritalar’da bulup “Değişiklik öner” bağlantısına tıklarsınız. Buradan işletme adının yanlış olduğunu bildirebilirsiniz. Ama burada kritik bir nokta var: Google’a sadece “isim yanlış” demek yetmez; kanıt göstermelisiniz. Rakibin gerçek tabelasının, web sitesindeki adının, sosyal medya hesaplarındaki isminin ekranda görünen spam isimle uyuşmadığını ispatlayan ekran görüntüleri ve bağlantılar sunmanız gerekir. Bu kanıtları ne kadar somut ve düzenli iletirseniz, düzeltme o kadar hızlı gerçekleşir. Yılların verdiği tecrübeyle şunu söyleyebiliriz: İyi belgelenmiş bir şikayet, birkaç gün içinde sonuç verir. Ayrıca Google, sürekli şikayet alan profilleri daha yakından izler ve ceza riski katlanarak artar.
Kobimedya Vizyonu
Sektörde 20. Yılımız
Cezasız sıralama nasıl olur: kategori, yorum ve yakınlık
Şimdi gelelim asıl meseleye. İşletme adına anahtar kelime eklemeden, Google’ın sevdiği şekilde nasıl üst sıralara çıkılır? Cevap üç sacayağı üzerinde yükseliyor: kategori, yorum ve yakınlık. Birincisi, kategori seçimi. Çoğu işletme birincil kategoriyi doğru seçer ama ikincil kategorileri ya hiç girmez ya da alakasız seçer. Oysa doğru ikincil kategoriler, işletmenizin hangi farklı aramalarda görüneceğini belirler. Çilingirseniz sadece “Çilingir” değil, “Anahtar Kopyalama Servisi”, “Acil Çilingir Hizmeti” gibi ikincil kategorileri de girmelisiniz. İkincisi, yorumlar. Burada kastettiğimiz sadece yorum sayısı değil, yorumların içindeki kelimelerdir. Müşterileriniz yorum yaparken sizin hizmetlerinizi doğal bir dille anlatır. “İstanbul’un en hızlı çilingiri” yazan bir yorum, işletme adına eklenmiş yapay bir kelimeden katbekat daha güçlü bir sinyaldir. Üçüncü sacayağı ise yakınlık. Google, arama yapan kişiye en yakın işletmeyi göstermeye programlanmıştır. Yani adresinizin doğru girilmiş olması, konum pininin tam yerinde durması, hatta farklı semtlerde şubeniz varsa her şubenin ayrı profilinin bulunması, sıralamayı doğrudan etkiler.
Bunlara ek olarak, web sitenizin Google İşletme Profili ile uyumu da çoğu zaman göz ardı edilir. İşletme adınız profilde neyse web sitenizde de aynı olmalıdır. Telefon numaranız, adresiniz ve çalışma saatleriniz iki platformda birebir aynı olmalıdır. Bu tutarlılık, Google’ın gözünde işletmenizin güvenilirliğini artırır. Tam tersi durumda, yani profilde farklı, sitede farklı bilgiler olduğunda, Google bu çelişkiden hoşlanmaz ve sıralamanız olumsuz etkilenir. Kobimedya olarak kurumsal firmalarla çalışırken ilk yaptığımız işlerden biri, bu dijital kimlik tutarlılığını sağlamaktır.
Dijital dönüşümü gösteriş için değil, iş büyütmek için kullanın
Yıllardır sahada gördüğümüz en büyük ironi şudur: İşletme sahibi, fuarlara, tabelalara, araç giydirmeye hatırı sayılır bütçeler ayırır; ama iş dijital profile gelince “yeğenim halleder” zihniyeti devreye girer. “Nasılsa bedava, adıma bir şeyler yazalım da görünsün” yaklaşımı, işletmeyi Google’ın ceza listesine sokar. Oysa Google İşletme Profili, doğru yönetildiğinde size aracı platformların kestiği fahiş komisyonlardan kurtulma fırsatı veren, doğrudan müşteri kanalıdır. Bu kanalı sahte isimlerle riske atmak, dijital varlığınızı kendi elinizle baltalamaktır. Her işletmenin ihtiyacı, büyüklüğü ve hedefleri farklıdır. Bu nedenle uygulanacak strateji de kişiye özeldir. Önemli olan, bu işi gerçekten bilenlerle çalışarak, uzun vadede sağlam bir yerel SEO temeli atmak ve sürdürülebilir bir büyüme yakalamaktır.
Bu yazıda anlattıklarımız, sadece “Google ceza keser, yapmayın” uyarısından ibaret değil. Asıl mesele, işletmenizin dijital itibarını inşa etmek ve korumaktır. Sahte bir isimle yükselmeye çalışmak, kumun üzerine kale yapmaya benzer. Oysa doğru kategori, kaliteli yorum, adres tutarlılığı ve düzenli içerikle yükselen bir profil, betonarme bir yapı gibi sağlamdır. Sektördeki bazı uyanıkların “şimdilik” üst sıralarda olması sizi yanıltmasın. Kobimedya olarak yirmi yıldır şuna şahidiz: Tabelasına saygı duyan, dijital vitrinini de aslına sadık kalarak parlatan işletmeler, er ya da geç hak ettikleri sıraya yükselir. Kalıcı olan da budur.
Web Sitesi: kobimedya.com