Son yıllarda ortalama bir restoran veya kafe işletmecisinin kulağına en sık çalınan cümlelerden biri şu: "İnternetten hiç müşteri gelmiyor, sitemize bakan yok zaten." Bu cümleyi duyduğumuz an, Kobimedya olarak yıllardır aynı soruyu soruyoruz: Peki kaç kişinin baktığını gerçekten biliyor musunuz? Çünkü bilmediğiniz bir şeyi iyileştiremezsiniz. Restoran web sitesi rezervasyon dönüşüm ölçme meselesi tam da burada başlıyor. Adam siteden kaç kişi yemek siparişi verdiğini, kaç kişinin "Ara" butonuna tıklayıp telefonu kaldırdığını, hangi günler rezervasyon formunun dolup hangi saatlerde boş kaldığını bilmiyor. Sonra da "internetten gelmiyor" deyip meseleyi kapatıyor. Oysa sorun siteye gelenlerde değil, o gelenlerin ne yaptığını ölçmeyen zihniyette.
Geçenlerde İstanbul'da üç şubeli bir balık restoranının sahibiyle sohbet ediyorduk. İnternet sitesine ayda 4.000 civarı kişinin girdiğini tahmin edemediği için yıllardır yalnızca sosyal medya paylaşımlarına bel bağlamış. Basit bir dönüşüm takip kodu kurduk, iki hafta sonra raporu gördüğünde suratı değişti. Burada paylaşacağım rakamlar gerçek bir ölçümün birebir tutanağı değil, meseleyi somutlaştırmak için kurguladığımız temsili bir örnek senaryodur: örnek bir hunide o 4.000 kişinin yaklaşık 800’ü masa rezervasyon butonuna tıklıyor, ama bunların neredeyse 600’ü formu yarıda bırakıyor diyelim. Sorun trafikte değil, formun kullanıcıyı boğan yapısındaymış. Yani siteye giren "müşteri değil" diye kenara atılan ziyaretçilerin büyük bölümü aslında rezervasyon yapmak istiyor ama bir şey onları engelliyor. Bu ancak ölçerek ortaya çıkabilen bir gerçek.
Restoran web sitesine girenin derdi bellidir
Sektörün içinde uzun yıllar çalışmış biri olarak söyleyebilirim ki bir insan bir restoranın web sitesine giriyorsa aklında ya mönüyü görmek, ya yer ayırtmak, ya da yiyeceği sipariş etmek vardır. Yani siteye gelen kişi zaten niyetlidir. Mesele, o niyeti bir tıklamaya, bir rezervasyon formuna, bir telefon aramasına dönüştürebilmektedir. Bunun ölçüsüne dijital dilde "dönüşüm" denir. Restoran ve kafe işletmeleri için başlıca dönüşüm eylemleri bellidir: telefon araması tıklamaları, rezervasyon ya da sipariş butonuna basılması, yol tarifi almak için harita bağlantısının kullanılması, hatta masa rezervasyon formunun eksiksiz gönderilmesi.
Çoğu işletme, yemek sipariş sitelerine ödedikleri komisyonları sayarken ince eleyip sık dokuyor, fakat kendi sitesinden doğrudan gelen siparişlerin neden artmadığını sorgulamıyor. Çünkü en temel ölçümleme altyapısı kurulu değil. Bu işin muhasebesi burada başlar: Yemeksepeti, Getir, Trendyol Yemek gibi platformlara anlaşmaya bağlı olarak her siparişte belirli bir komisyon ödüyorsunuz. Halbuki aynı müşteri sizin kendi sitenizden sipariş verse, bu komisyon cebinizde kalacak. Bu fark yıl sonunda ciddi bir rakam oluşturur. Ama kendi sitenizin sipariş butonunun neden işe yaramadığını ölçmüyorsanız, bu hesaplamayı yapma şansınız da olmaz.
Telefon tıklaması bir dönüşümdür, değerini bilene
Bu noktada restoran ve kafe sahiplerinin hep göz ardı ettiği ama aslında en yüksek dönüşüm getiren eylemlerden birine değinmek gerek: telefon araması. Özellikle masa rezervasyonu ağırlıklı çalışan mekanlarda, müşteri siteye girer, mönüyü inceler, karar verir ve "şu gün, şu saat için 4 kişi yeriniz var mı?" demek ister. Bunu da çoğu zaman form doldurarak değil, direkt telefonla yapmak ister. İyi düzenlenmiş bir restoran web sitesinde "Ara" butonuna tıklamayı ölçmek, işletmeye inanılmaz içgörüler sunar. Hangi günler daha fazla arama geliyor, hangi saat diliminde telefon tıklaması zirve yapıyor, bu aramaların ne kadarı rezervasyonla sonuçlanıyor? İşte doğru bir restoran web sitesi rezervasyon dönüşüm ölçme altyapısı kurduğunuzda, bu soruların cevabını net şekilde alırsınız.
Geçen sene bir İzmir Çeşme projesinde, otelin bünyesindeki restoran için yaz başında kurduğumuz dönüşüm ölçümleme sistemi, işletmeciye temmuz ayı ortasında net bir veri sundu: Akşam 18.00-20.00 arası telefon tıklamaları patlıyor, ama bu aramaların büyük bölümü aynı gün rezervasyon için yapılıyor ve yer bulunamayınca müşteri rakip mekanı arıyordu. Veriyi gören işletmeci, aynı gün rezervasyon kontenjanını biraz artırıp personelin telefona daha hızlı bakmasını sağlayınca, telefon tıklamasından rezervasyona dönüşüm oranı belirgin şekilde yükseldi. Demem o ki, ölçüm yapmadan sırtınızdaki yükü taşıyamazsınız.
Yol tarifi ve Google Haritalar etkileşimlerini izlemek neden önemli
Bir restoranın web sitesine giren insanların epeyce bir kısmı aslında "bu mekan nerede, bana yakın mı, nasıl gidebilirim?" sorusunun cevabını arar. Bu amaçla site üzerinde yer alan Google Haritalar bağlantısına ya da "Yol Tarifi Al" butonuna tıklarlar. Bu tıklama ölçülmeden geçiştirilen, ama işletme için çok şey ifade eden bir veridir. Eğer bir işletmenin sitesinde yol tarifi tıklamaları belirgin biçimde yüksekse, bu mekana fiili olarak gelme niyeti olan ciddi bir kitle var demektir. Ama bu kitle ne kadar rezervasyon yapıyor? Ne kadarı gelmekten vazgeçiyor? İşte zincirleme dönüşüm hunisi burada başlar.
Kobimedya olarak tasarladığımız restoran web sitelerinde Google Haritalar etkileşimlerini ve yol tarifi tıklamalarını dönüşüm olarak işaretleriz. Çünkü bir insanın size ulaşmak için haritada konum belirlemesi, satın alma hunisinin epey ileri bir adımıdır. O kişi kararını büyük ölçüde vermiştir, geriye sadece lojistik kalmıştır. Bu veriyi gün ve saat bazında takip ettiğinizde, hangi semtlerden, hangi zamanlarda yoğun ilgi çektiğinizi çıkartabilir, hatta bu bilgiyi Google Ads kampanyalarınızın coğrafi hedeflemesinde kullanabilirsiniz. Ama bunların hiçbiri ölçüm olmadan mümkün değildir.
Burada ufak bir dipnot: Yol tarifi etkileşimlerini ölçmek için Google Analytics'in etkinlik (event) takibini kullanmak yeterlidir. Harita iframe’i veya bağlantısı tıklandığında özel bir etkinlik tetiklenmesini sağlayarak, bu veriyi ayrıntılı raporlayabilirsiniz. Zor bir işlem değildir ama düzgün yapılandırılması gerekir. Piyasada "bizim yeğen siteyi yaptı, halleder" diye geçiştirilen projelerde bu tip kurulumların atlandığını bolca görüyoruz.
Online sipariş ve rezervasyon butonları için doğru takip yapıları
Şimdi işin en kritik noktasına gelelim: Online sipariş ve rezervasyon butonları. Bir restoranın dijital dönüşümünden bahsediyorsak, topu topu iki ana hedef vardır: İnsanlar ya gelip yemek yesin ya da sipariş verip evde yesin. Web sitesinde bu iki eylem için konulan butonlar, ölçümün en kıymetli parçasıdır. Ama uygulamada gördüğümüz şu: İşletmeler butonu koyuyor, sonra günde 3 rezervasyon girildi mi şükrediyor. Halbuki o butona kaç kişi tıklıyor, kaçı formu tamamlıyor, kaçı hangi aşamada vazgeçiyor, bunu bilmeden iyileştirme yapamazsınız.
Online sipariş butonunu ele alalım. Aşağıdaki rakamlar gerçek bir vakadan değil, mantığı göstermek için kurgulanmış temsili bir örnektir. Tipik bir senaryoda sitenize haftada 500 kişi menü sayfasına giriyor diyelim. Bunların 120’si "Sipariş Ver" butonuna tıklıyor, 80’i yemekleri sepete ekliyor, ama yalnızca 25’i siparişi tamamlıyor olsun. Bu zincirde kopmanın nerede olduğunu görmek zor değildir: Sepetten ödeme adımına geçişte bir sorun var demektir. Belki ödeme seçenekleri kısıtlıdır, belki teslimat ücreti son anda eklenip vazgeçirmektedir, belki de site yavaş çalışıp kullanıcıyı kaçırmaktadır. Bu sorunu tespit edip çözmek, dönüşüm oranını bir anda yukarı çekebilir. Ama bunu yalnızca "sipariş sayısı" final rakamına bakarak anlayamazsınız; huniyi adım adım ölçmeniz gerekir. İşte restoran web sitesi rezervasyon dönüşüm ölçme disiplini tam olarak budur: Ziyaretçiden rezervasyona uzanan yolun her kırılma noktasını görmek ve o noktalara müdahale etmek.
Bazı restoranlar için durum biraz daha karmaşıktır. Mesela aynı anda hem paket servis siparişi, hem masa rezervasyonu, hem de özel etkinlik başvurusu alan bir gastronomi mekânı düşünün. Bu üç farklı dönüşüm hedefinin her biri ayrı ayrı izlenmedikçe, hangi hizmet kaleminin ne kadar getirdiğini, hangisinin gözden geçirilmesi gerektiğini bilemezsiniz. Burada devreye dönüşüm kümesi (conversion grouping) mantığı girer. İyi yapılandırılmış bir Google Analytics ve Google Tag Manager kurulumu, bu üç hedefi birbirinden ayırarak raporlar. Sonra bu raporu alıp işletme sahibinin önüne koyduğunuzda, "paket servis beklediğimizin altında, ama etkinlik başvuruları hiç fena değil, demek ki buraya yüklenelim" deme şansı doğar.
Hangi gün ve saat dönüşüyor, bunu bilmeden kampanya yapılmaz
Dijital pazarlamanın en hafife alınan, en çok ıskalanan boyutlarından biri zamanlamadır. Restoranların doğasında gün ve saatlerin getirisi çok farklıdır. Bir brunch mekânı için cumartesi-pazar sabahları kritikken, bir kebapçı için çarşamba akşamı esnaf yoğunluğu değerli olabilir. Bu farkı hissetmek yetmez, veriyle görmek gerekir. Restoran web sitesi rezervasyon dönüşüm ölçme çalışması yaptığınızda, hangi gün saat kaçta insanların rezervasyon formunu doldurduğunu, "Sipariş Ver" tıklamasının hangi saat diliminde patladığını rahatlıkla çıkartabilirsiniz.
Bu veri size şunları söyler: Salı günleri öğleden sonra masa rezervasyon tıklamaları artıyorsa, salı sabahlarına özel bir sosyal medya paylaşımı ya da Google Ads ilanı bu talebi daha da büyütebilir. Perşembe akşamları 19.00-21.00 arası online sipariş butonu yoğun tıklanıyor, ama telefonla sipariş de aynı anda patlıyorsa, mutfak ve paket servis ekibini bu saatlerde takviye etmek mantıklı olur. İşte buna "veriyle karar vermek" denir. Fuardan poşet poşet kalem toplamaktan daha anlamlı bir yatırımdır. Hâlâ "sezgileriyle" yönetilen mekanların sayısı hiç az değil. Oysa bir restoranın en büyük kazancı, müşterisinin davranışını öngörebilmektir; öngörmek ancak ölçmekle olur.
Menü mühendisliğini veriye dayandırmak
Dönüşüm ölçümleme sadece rezervasyon ya da sipariş butonlarıyla sınırlı değildir. İnsanların menü sayfasında hangi yemeklere tıkladığını, hangi kategoride ne kadar vakit geçirdiğini izlemek, mutfak operasyonuna dahi fikir verebilir. Evet, yanlış duymadınız: Web sitenizdeki menü etkileşimlerini ölçebilirsiniz. Örneğin "Deniz Mahsulleri" kategorisi çok tıklanıyor ama buradan siparişe dönüşüm düşükse, o kategorideki görseller, açıklamalar ya da fiyat politikası gözden geçirilmeye adaydır. "Kahvaltı Tabağı" sayfasında geçirilen süre uzunsa, insanlar detaylı inceliyor demektir; belki de bu üründe fiyat/algı dengesini kurmak için küçük bir dokunuş yeterlidir.
Kobimedya Vizyonu
Sektörde 20. Yılımız
Bu seviyede bir takip, restoran web sitesi rezervasyon dönüşüm ölçme işinin üzerine çıkıp "kullanıcı davranışı analizi" seviyesine işaret eder. Bu da zannedildiği kadar maliyetli ve karmaşık değildir; doğru ajansla, doğru altyapıyla kurulduğunda haftalık raporlarla işletmeciye net bir tablo sunar. Kobimedya olarak yıllardır bu tip yapılandırmaları kurumsal gıda ve hizmet markaları için uyguluyoruz. Menüden rezervasyon formuna, formdan teşekkür sayfasına uzanan zinciri tek tek incelediğimizde, işletmecilerin "bunu daha önce hiç düşünmemiştik" dediği içgörüler çıkıyor.
Sosyal medyadan geleni de ölç, Google’dan geleni de
Restoran ve kafelerin büyük çoğunluğu Instagram ve TikTok gibi platformlara ciddi mesai harcıyor. Hikaye paylaşımları, makara videolar, influencer iş birlikleri derken epey bir bütçe ve zaman gidiyor. Peki bu sosyal medya çalışmalarının hangisi rezervasyona ya da siparişe dönüşüyor? Bu soruya net cevap verebilen mekan sayısı iki elin parmağını geçmez. Oysa doğru kurulmuş bir UTM parametresi yapısı, gelen trafiğin kaynağını birebir işaretler. İnstagram’daki "profildeki link" tıklaması ile Google’daki "İstanbul balık restoranı" aramasından gelen ziyaretçiyi birbirinden ayırabilir, hangi kaynağın ne kadar dönüşüm getirdiğini karşılaştırabilirsiniz.
Burada sık yapılan hata şu: İşletme, Instagram’da 50 bin takipçisi var diye rehavete kapılıyor. Ama o 50 bin takipçiden web sitesine gelen, gelenlerden rezervasyon yapan sayısı ölçülmediği için, aslında Instagram emeğinin çoğu boşa gidiyor. Halbuki ölçüm olsa, bakacaklar ki Instagram trafiği siteye bolca insan getiriyor ama bu insanlar sipariş formunu doldurmuyor, çünkü form mobilde düzgün çalışmıyor. Bu veri elinizdeyken çözüm basit: Formu mobil uyumlu hale getirmek. Yine akıllara aynı cümle geliyor: Ölçmezseniz bilemezsiniz, bilmezseniz düzeltemezsiniz.
Restoran web sitesi rezervasyon dönüşüm ölçme nasıl başlar
Şimdi işin teknik tarafına mümkün olduğunca anlaşılır biçimde girelim. Dönüşüm ölçümleme için ilk adım, web sitenize bir etiket yönetim sistemi kurmaktır. Google Tag Manager sektörde en yaygın kullanılan ücretsiz araçtır. Bunun üzerine Google Analytics mülkünüzü bağlarsınız. Ardından sitenizdeki hangi eylemlerin dönüşüm sayılacağını belirlersiniz. Bu eylemler şunlar olabilir: telefon numarasına tıklanması, rezervasyon formunun başarıyla gönderilmesi, sipariş butonuna tıklanması, Google Haritalar bağlantısının kullanılması, hatta PDF menü indirilmesi. Her bir eylem için Tag Manager'da bir etkinlik (event) tetikleyicisi oluşturulur. Sonra bu etkinlikler, Analytics'te hedef (goal) olarak tanımlanır.
Rezervasyon formu özelinde iş biraz daha derinleşir. Sadece "form gönderildi" teşekkür sayfasını hedef saymak yetmez; formun her adımında ne olduğunu da bilmek istersiniz. Kaç kişi ad-soyad alanını doldurdu, kaçı kişi sayısı seçiminde takıldı, kaçı tarih seçtikten sonra vazgeçti? Bu soruların cevabı için form analizi araçları ya da özelleştirilmiş Google Tag Manager kurulumları gerekir. Zor değildir ama bilen el değmesi şarttır. Yıllardır "bizim yeğen bilgisayarcı, siteyi o yaptı, ölçümü de o halleder" yaklaşımıyla başlanıp sonra aylarca verisiz kalan işletmelerle karşılaşıyoruz.
Bunun yanında telefon tıklaması ölçümü için telefon numarasının sitenizde "tel:" protokolüyle linklenmiş olması gerekir. Mobilde bir dokunuşla aranabilir hale gelen bu bağlantının tıklanmasını ölçmek, yukarıda bahsettiğimiz içgörüleri sunar. Yol tarifi için de benzer şekilde, harita bağlantısının tıklanmasını ölçen bir event kurgulanır. Hepsi birbiriyle bağlantılı, ama her biri ayrı değerdedir.
Kampanya kararlarını verinin omuzlarına yüklemek
Bütün bu ölçümleme sistemini kurduktan sonra işletmeci için en keyifli kısım başlar: Veriye dayanarak kampanya kararı vermek. Diyelim ki pazartesi günleri restoranınız nispeten sakin, rezervasyon formundan gelen talepler az. Bunu bilmek sizi harekete geçirir. Pazartesi akşamları özel indirimli bir mönü ya da "şefin seçkisi" tarzı bir etkinlik koymayı düşünebilirsiniz. Bu kararı verirken sezgilerinize değil, haftalık dönüşüm raporunuzdaki dipsiz pazartesi sütununa bakarsınız.
Ya da tam tersi: Cuma akşamları siteniz inanılmaz yoğun, rezervasyon formu patlıyor, ama telefona yetişen yok. Bu durumda ekstra personel planlaması yapmak, hatta belki cuma akşamları için online rezervasyon kontenjanını artırıp telefon yükünü hafifletmek gibi aksiyonlar alabilirsiniz. Bu tip kararlar, restoran web sitesi rezervasyon dönüşüm ölçme altyapısı olmadan yalnızca tahminden ibarettir. Tahminle yönetilen işletmeler, er ya da geç veriyle yönetilen rakipler karşısında geri düşer.
Google Haritalar yol tarifi verileri, mekanınıza hangi bölgelerden yoğun ilgi geldiğini gösterdiğinde, bu bilgiyi ister Google Ads'te lokasyon hedeflemede, ister Instagram'da bölgesel reklam kampanyalarında kullanabilirsiniz. Kısacası ölçtüğünüz her veri, size aksiyon alabileceğiniz yeni bir alan açar. Ölçmediğiniz her şeyse karanlıkta atılmış adımdır.
Dijital yatırımı duvara yatırımla karıştırmayın
Sektörde gördüğümüz manzara şu: Restoran sahibi, milyonluk dekorasyona, en iyi malzemeye, en kaliteli tabaklara para harcıyor. Sonra dönüp web sitesine "nasılsa olan oldu" diye bakıyor. İnternet sitesi bir broşür gibi duruyor, üzerinde ne bir ölçüm kodu var ne de düzgün bir harekete geçirici buton. Oysa ki dijital varlık, bugün bir restoranın en az fiziksel mekanı kadar değerlidir. İnsanlar bir mekana gelmeden önce mutlaka internette araştırma yapıyor. O araştırma anında onları doğru karşılayan, doğru dönüşüm adımlarını sunan ve tüm bu etkileşimi ölçerek sürekli iyileştiren işletmeler kazanıyor. Gerisi, "biz yeğene yaptırdık, idare eder" rehavetiyle bir süre daha idare eder, sonra neden işlerin azaldığını anlayamaz.
Meseleye şöyle bakın: Bir fuar standına belirli bir bütçe ayırmak, broşür bastırmak, promosyon ürün dağıtmak tamam da, o fuarda dağıttığınız kartviziti alan kişi sonra Google'a mekanınızın adını yazdığında karşısına mobilde bozulan, rezervasyon formu çalışmayan, telefon numarası tıklanamayan bir site çıkarsa, o fuar yatırımı nereye gitmiş olur? Aynı şekilde Instagram'da binlerce lira harcayıp reklamdan gelenleri ölçüm altyapısı olmayan bir siteye yönlendiriyorsanız, paranızın nereye uçtuğunu takip edemezsiniz. Dijital ölçümleme, aslında diğer bütün pazarlama yatırımlarınızın verimliliğini görmenizi sağlayan temel katmandır.
Kobimedya olarak yıllardır söylediğimiz şey basit: Dijital, bir maliyet kalemi değil, işletmenin sürekliliğini sağlayan bir yatırım aracıdır. Rezervasyon dönüşümlerini ölçün ki nerede para kaybettiğinizi, nerede kazandığınızı bilin. Ondan sonra ister fuara katılın, ister Instagram'da reklam verin, ister Google'da çıkın. En azından attığınız her adımın geri dönüşünü okuyabilir, stratejinizi gerçek verilerle yönlendirebilirsiniz. Bu hizmetlerin maliyeti ise işletmenin ihtiyacına, büyüklüğüne, hedeflerine ve ölçülecek dönüşümlerin kapsamına göre belirlenir. Her restoranın trafiği, hedef kitlesi ve operasyon yapısı farklı olduğu için burada standart bir yaklaşımdan söz edilemez. Önemli olan, ucuz ve amatör çözümlerin uzun vadede yarattığı gizli maliyetleri hesaba katmaktır.
Son söz: Dijitalin şakası kalmadı. Artık restoranlar da kafeler de tıpkı diğer sektörler gibi veriyle yönetilmek zorunda. Müşterinin sitenizde bıraktığı her iz, aslında size "ben buradayım, beni anla ve bana göre hareket et" diyor. O izleri görmezden gelmek, kapıdan dönen müşteriye sırt çevirmekle aynı şey. Restoran web sitesi rezervasyon dönüşüm ölçme konusunu ciddiye aldığınız gün, işletmenizin geleceğine yaptığınız en akıllı yatırımlardan birini yapmış olursunuz. Kurtarıcı değil, pusula arıyorsanız; doğru yere geldiniz.
Web Sitesi: kobimedya.com