Geçen ay özel güvenlik sektöründe hizmet veren, filo yönetimi ve vardiya planlaması dört dörtlük bir şirketin sahibiyle yaptığımız görüşmeyi unutamıyorum. Adam bize şunu dedi: “Fabrikalarla, sitelerle, AVM’lerle çalışıyoruz ama yeni bir kurumsal müşteri almaya kalksak referans zincirinden başka kapı yok. İhale ilanı beklemekten yorulduk.” Sohbet ilerledikçe ortaya çıkan tablo bizim uzun yıllardır gördüğümüz manzaranın ta kendisiydi. Ekip, ekipman, sertifikasyon ve yılların tecrübesi var, fakat iş geliştirme denince akla yalnızca tanıdık referans aramak ya da bir satış temsilcisinin kapı kapı gezmesi geliyor. Üstelik şirketin özel güvenlik şirketi b2b dijital pazarlama denince akla gelen modern yöntemlere ayırdığı ciddi bir bütçe neredeyse yok. Oysa fabrika yönetim müdürleri, zincir mağazaların satın alma departmanları, organize sanayi bölgesindeki tesislerin karar vericileri artık yeni tedarikçilerini çok farklı bir yerden arıyor: hepsi cebinde, bilgisayarında, Google’da ve LinkedIn’de. Siz orada olmadığınızda, ihaleyi ve sözleşmeyi orada olan kazanıyor.
Bireysel alıcı gibi düşünmekten vazgeçmek
Özel güvenlik şirketlerinin dijital pazarlamaya olan mesafesinin altında çoğu zaman sektörün doğasına dair bir yanılgı yatıyor: “Biz kurumsala iş yapıyoruz, müşterimiz bizi Google’da aramaz.” Bu cümle, uzun yıllardır duyduğumuz en pahalı cümlelerden biri. Çünkü kurumsal alıcı da nihayetinde bir insan. Tesisi için yeni bir güvenlik firmasına ihtiyaç duyan fabrika müdürü, akşam saatlerinde telefonundan “İstanbul tesis güvenlik hizmeti veren firmalar” yazıp çıkan sonuçlara bakıyor. Baktığı yerde sizi görmüyorsa, siz yoksunuz. Bireysel müşteri anlık satın alır, B2B tarafında ise karar zinciri uzundur; ama başlangıç noktası artık aynı dijital ekran. B2B’de fark şu: tıklamanın hemen ardından bir satın alma değil, güven inşası ve değerlendirme süreci başlar, o kadar.
Bu sürecin en zayıf halkası, çoğu güvenlik firmasının dijital varlığının sadece birkaç sayfalık göstermelik bir web sitesinden ibaret olması. Siteyi yaptıran firma, “Bizim işimiz internette olmaz” diyerek aslında farkında olmadan kurumsal alıcıya kapıyı baştan kapatıyor. Oysa özel güvenlik sektöründe B2B dijital pazarlama; doğru kurgulanmış bir kurumsal site, sektörel açılış sayfaları ve karar vericilere ulaşan içerik stratejisiyle, firmayı yalnızca görünür kılmakla kalmaz, sözleşme aşamasında rakiplerin bir adım önüne taşır. Bunu yıllardır birebir gözlemliyoruz.
Referans ve hizmet kapsamını anlatan kurumsal site
Özel güvenlik firmalarının en büyük satış argümanı nedir? Referansları, kadrosunun eğitim ve sertifikasyon seviyesi, operasyonel kapasitesi. Peki sizce bu anlatıyı birkaç fotoğraf ve “yılların tecrübesi” sloganıyla geçiştiren bir web sitesiyle sunmak mümkün mü? Bu noktada Kobimedya olarak defalarca şahit olduğumuz bir sahne var: Tedarikçi araştırması yapan kurumsal satın almacı, iki firmanın sitesini yan yana açar. Birinde geçmiş projeler, çalışılan tesis türleri, kullanılan teknolojiler, eğitim standartları detaylıca yazılmıştır. Diğerinde ise “profesyonel ekip, kaliteli hizmet” gibi içi boş cümleler vardır. Satın almacı için tercih burada başlar; hatta ikinci firmanın teklif verme şansı bile olmayabilir. Çünkü B2B dünyasında web sitesi, referans ziyareti ayarlanamadığında firmanın vitrini değil, doğrudan güvenilirlik belgesidir.
Peki iyi bir kurumsal site nasıl olmalı? Öncelikle hizmet kapsamı sektörlere göre ayrıştırılmalı. Bir holding merkezine sunulan koruma hizmetiyle, patlayıcı riski olan bir kimyasal tesise sunulan güvenlik hizmeti aynı dilde anlatılamaz. Sitede “Fabrika güvenlik çözümleri”, “AVM ve zincir mağaza koruma”, “Lojistik depo ve antrepo güvenliği” gibi alt sayfalar bulunmalı. Bu sayfalarda sadece hizmet tanımı değil, ilgili sektörün mevzuat beklentilerine nasıl cevap verdiğiniz, kullandığınız devriye takip sistemi, raporlama altyapınız da anlatılmalı. Kobimedya olarak kurduğumuz kurumsal sitelerde, müşterinin güvenini kazanmak adına vaka örneklerine ve süreç anlatımlarına her zaman geniş yer ayırıyoruz. “Şu tesisin kaç noktasında, kaç personelle, hangi periyotlarla hizmet verdiğimiz ve sonuçları” gibi somut ama iş gizliliğini ihlal etmeyen detaylar, teklif aşaması gelmeden önce karar vericinin kafasında sizi konumlandırır.
Bir diğer kritik konu ise mobil uyum ve hız. Satın almacı fabrika içinde bilgisayar başında olmayabilir; telefonundan baktığı siteniz eğer bozuluyor ya da hızlı açılmıyorsa, o an kapattığı sekme sizin için kayıp bir sözleşme fırsatı anlamına gelir. Ve inanın bu detayı atlayan onlarca firma var. Taş duvara yatırım yapıp dijital vitrinini ihmal edenlerin düştüğü durum tam olarak budur.
Sektöre özel açılış sayfaları
Özel güvenlik sektöründe B2B dijital pazarlama stratejisinin en az bilinen ama en etkili silahlarından biri, sektöre özel açılış sayfalarıdır. Bunu şöyle düşünün: İstanbul’daki bir tekstil fabrikasının genel müdürü, gece vardiyasında yaşadığı bir hırsızlık olayından sonra çözüm arıyor. Google’a “tekstil fabrikası güvenlik şirketi önerisi” yazıyor. Bu aramaya özel, başlığında doğrudan tekstil tesisi güvenliğini konu alan, sektörün yaşadığı spesifik riskleri ve çözüm önerilerinizi anlatan bir açılış sayfanız varsa, o müdürün size ulaşma ihtimali katlanır. Genel bir “kurumsal güvenlik hizmetleri” sayfasıyla bu bağlantıyı kuramazsınız. Çünkü genel sayfa, arama niyetinin derinliğine cevap veremez.
Biz Kobimedya olarak bu tür sayfaları kurgularken her sektörün kendine özgü sıkıntılarını, mevzuat zorunluluklarını ve karar vericinin korkularını merkeze alıyoruz. Örneğin bir akaryakıt depolama tesisi için açılış sayfasında parlama ve patlama riskleri, EX-proof ekipman kullanımı, saha içi trafik yönetimi gibi konular olmazsa olmazdır. Bir alışveriş merkezi için müşteri sirkülasyonuna göre değişen personel planlaması, mağaza açılış-kapanış prosedürleri, acil durum tahliye tatbikatları öne çıkar. Bu sayfaların her biri, aslında bir satış temsilcisinin yüz yüze görüşmede anlatacağı argümanların önden dijitale taşınmış halidir. Böylece firma temsilcisi görüşmeye gittiğinde, karşısındaki kişi zaten firmanın o sektörde ne kadar bilgili olduğunu okumuş ve içselleştirmiş olur. Teklif görüşmesini bilinmeyen bir firmayla değil, belirli bir güven eşiğini aşmış bir tedarikçiyle yapar.
LinkedIn ve karar vericiye ulaşma
Kurumsal güvenlik sektöründe B2B pazarlamanın en güçlü mecralarından biri de LinkedIn’dir. Burada garip bir çelişki gözlemliyoruz: Birçok özel güvenlik şirketi sahibi bireysel LinkedIn profili kullanıyor; hatta sektördeki gelişmeleri takip ediyor, yorum yapıyor, bağlantı kuruyor. Fakat şirket sayfası bomboş. Ya da şirket sayfası var, ama haftada bir paylaşılan standart bayram mesajları ve personel alım ilanlarıyla geçiştiriliyor. Oysa LinkedIn, tam da B2B alıcıların tedarikçi araştırdığı ve sektör trendlerini takip ettiği yerdir. Fabrika müdürleri, tesis yöneticileri, kurumsal güvenlik müdürleri ve satın alma uzmanları burada kümelenmiş durumdadır.
LinkedIn’i etkin kullanmaya başlayan bir güvenlik şirketi için yapılacaklar bellidir; ama önce şu yanılgıyı düzeltelim: LinkedIn’de etkin olmak her gün “Bize ulaşın” postu atmak değildir. Aksine, sektörel bilgi veren, güvenlik sektöründeki yasal değişiklikleri yorumlayan, operasyonel tecrübeleri aktaran içerikler üretmek gerekir. Örneğin “OSB’lerde özel güvenlik hizmeti alımında dikkat edilmesi gereken mevzuat başlıkları” ya da “Yeni nesil uzaktan izleme sistemlerinin site yönetimlerine sağladığı maliyet avantajı” gibi paylaşımlar, potansiyel kurumsal müşterinin karşısına değer önerisiyle çıkmanızı sağlar. Bu paylaşımların altına firma temsilcilerinin birebir görüşlerini eklemesi ve tartışmalara katılması da firma ismini sektör hafızasına kazır.
Ayrıca LinkedIn’in hedefleme kabiliyetini unutmamak gerek. Kobimedya olarak bazı müşterilerimize özel, LinkedIn reklam kampanyalarıyla belirli sektörlerdeki karar vericilere doğrudan ulaşan çalışmalar yapıyoruz. Örneğin yalnızca Marmara Bölgesi’ndeki organize sanayi bölgelerinde bulunan, belirli bir büyüklüğün üzerindeki fabrikaların üst düzey yöneticilerine, özel olarak hazırlanmış bir sektör raporunu veya teklif öncesi bilgi notunu göstermek mümkün. Bu, kapı kapı gezmekten çok daha verimli ve ölçülebilir bir tanıtım haline gelir. Tam da bu noktada şu gerçeği vurgulamalıyım: Fuarda stand kiralayıp promosyon dağıtan güvenlik firmalarının harcadığı bütçenin çok daha küçük bir kısmıyla, çok daha hedefli bir etkileşim yaratılabilir. Yeter ki strateji doğru kurulsun.
Kobimedya Vizyonu
Sektörde 20. Yılımız
Tekliften sözleşmeye uzanan içerik stratejisi
Özel güvenlik sektöründe B2B satışın en kritik eşiği, teklif verme aşamasıdır. Çoğu firma, teklif dosyasını bir Word belgesi olarak mail atar ve dönüş bekler. Oysa teklif, sözleşmeye giden yolun yalnızca bir adımı değil, aynı zamanda dijital içerik stratejinizin taçlandığı andır. Nasıl mı? Düşünün: Teklif vereceğiniz fabrikanın satın alma yetkilisi, sizinle ilgili Google’dan yaptığı kısa bir araştırmada karşısına sadece siteniz değil, aynı zamanda sektörel makaleleriniz, LinkedIn paylaşımlarınız, belki de YouTube’da yayınladığınız kısa bir eğitim videonuz çıkıyorsa, teklif dosyanız çok daha güçlü bir zemine oturur. İçerikle inşa ettiğiniz güven, teklif zarfının açılmadan önce bile işlev görür.
Teklif aşamasında dijital pazarlamanın sunduğu bir başka avantaj da retargeting yani yeniden hedefleme ile karar vericilerin zihninde taze kalmaktır. Kobimedya olarak çalıştığımız B2B projelerde, web sitesini ziyaret eden ama form doldurmayan kurumsal kullanıcılara, daha sonra LinkedIn veya diğer dijital kanallar üzerinden sektörel raporlarımızı veya referans çalışmalarımızı gösteriyoruz. Bu sayede firma, teklif verdikten sonraki değerlendirme sürecinde isimsiz bir oyuncu olmaktan çıkar. Sürekli hatırlanan, belirli bir bilinirliğe sahip bir tedarikçi haline gelir. Güvenlik ihalelerinde sıkça yaşanan “en düşük fiyatı veren kazansın” sarmalını kırmanın yolu, fiyatın yanına algılanan değeri eklemektir. Dijital içerik stratejisi tam olarak bu algılanan değeri yaratır.
Bir de sözünü etmeden geçemeyeceğim bir detay var: Bazı özel güvenlik firmaları, teklif sonrası süreci sadece telefonla takip eder. Oysa bugünün dünyasında, kurumsal bir satın almacıya mail ile gönderdiğiniz ve içinde operasyonel kabiliyetlerinizi kısa, net ve görsellerle desteklenmiş biçimde anlatan bir “neden biz” e-postası, telefon trafiğinden çok daha etkili olabilir. Tabii bunun dozunu iyi ayarlamak ve spam rahatsızlığı yaratmamak şart. Mesele, iletişimin her aşamasını dijital içerikle akıllıca desteklemektir. Bu da planlama, tutarlılık ve profesyonel bir bakış açısı gerektirir.
Bizim B2B süreç yaklaşımımız
Kobimedya olarak özel güvenlik sektöründe B2B dijital pazarlama dediğimizde, karşımıza birbirinden bağımsız birkaç reklam kampanyası ya da basit bir web sitesi çıkmaz. Bizim yaklaşımımız, firmanın iş geliştirme sürecinin tamamını dijitalle uyumlu hale getirmek üzerine kurulu. Çünkü biliyoruz ki özel güvenlik sektöründe müşteri kazanmak; yalnızca görünürlük, yalnızca referans ya da yalnızca fiyat rekabeti değil, bunların hepsini aynı potada eriten bir güven inşasıdır. Dijital pazarlama da bu güveni inşa edecek araçları sunar.
Süreci başlatırken ilk yaptığımız şey, firmanın mevcut durumunu ve hedeflediği müşteri profilini netleştirmek. Hangi sektörlere odaklanacak? Fabrika, AVM, site, depolama, liman ya da kamu ihaleleri mi? Hizmet verilen bölge büyüdükçe dijital stratejinin yerel odaklanma seviyesi de değişir. Örneğin yalnızca Ege Bölgesi’ne hizmet veren bir güvenlik şirketi için Google’da ulusal değil, bölgesel arama terimleriyle yarışmak daha mantıklıdır ve daha az maliyetle daha çok nitelikli müşteri adayı toplanabilir. Bu tür konumlandırma detaylarını atlamak, ciddi bütçe kayıplarına yol açar.
Ardından kurumsal web sitesini ve sektörel açılış sayfalarını yapılandırır, içerik üretimine başlarız. Bu içerikler salt metinden ibaret değildir; görsel anlatım, sektör raporları, bilgilendirici eğitim videoları ve saha görüntüleri ile desteklenir. B2B’de metin ne kadar güçlü olursa olsun, alıcı hizmeti somut biçimde hayal edemediğinde karar süreci uzar. Görsel ve video, aradaki güven mesafesini kısaltan en etkili unsurlardır.
Son aşamada ise ölçümleme ve iyileştirme devreye girer. Kobimedya olarak kurduğumuz yapılar, yalnızca “bir kez yapıp bırakılan” projeler değildir. Hangi açılış sayfası daha çok teklif formuna dönüşüyor, LinkedIn’deki hangi içerik formatı daha çok etkileşim alıyor, hangi şehirlerden, hangi sektörlerden talep yoğunlaşıyor gibi soruları düzenli olarak analiz eder, canlı bir sistem gibi sürekli optimize ederiz. Çünkü dijital pazarlama, bir tabela asmak gibi değildir; sürekli güncellenmesi, test edilmesi ve sektörle birlikte nefes alması gerekir.
Şu da çok net: B2B’de dijital pazarlamanın sonucu bir haftada alınmaz. Ancak doğru kurgulandığında altı ay, bir yıl içinde şirketin iş geliştirme kanallarında gözle görülür bir çeşitlenme ve rahatlama yaratır. Referans beklemeden teklif vermeye çağrılabilen, LinkedIn’den doğrudan ulaşılan, sitesinde sektörel güven tesis edebilen bir özel güvenlik şirketi; yalnızca fiyatla yarışan, yalnızca tanıdık arayan firmalara karşı dijitalin hızını ve gücünü kullanarak birkaç adım öne geçer. İşte tam da bu nedenle, fuarlara ayrılan bütçeye, kartvizitlere ve promosyonlara harcanan her kuruşun karşısına, dijital pazarlamaya ayrılmış anlamlı bir pay koymayı düşünmenin zamanı geldi de geçiyor bile. Aksi halde yarış dışı kalmak, an meselesi.
Kobimedya olarak sektörde uzun yıllardır profesyonel işlere attığımız imza ve satış sonrası güçlü desteğimizle kurumsal firmalar tarafından dijitale yön veren bir şirket olarak tercih ediliyoruz. Özel güvenlik sektörü de dahil olmak üzere farklı B2B alanlarında, müşterilerimizin iş geliştirme süreçlerini dijital stratejilerle destekliyor, onları yalnızca çevrimiçi ortamda görünür kılmakla kalmıyor, aynı zamanda sözleşmeye giden yolu kısaltıyoruz. Sizin de ihtiyacınıza özel çözümlerimiz hakkında konuşmak, mevcut durumunuzu değerlendirmek ve size özel bir yol haritası çıkarmak için bize ulaşabilirsiniz.
Web Sitesi: kobimedya.com